Kurtuluş (1994), yüzlerce oyuncu ve on binlerce figüranla çekilmiş, dönemin ruhunu en iyi yansıtan yapımlardan biri. 2. İnönü Savaşı devam ederken başlayan dizi, Mudanya Mütarekesi ile son buluyor. Dizideki başarılı oyunculuklar ve harcanan emek, detaylara verilen önem ile bizi gerçekten o dönemin içine çekiyor.
Atatürk’ü oynamak hep zordur; olacak o kadar skeçlerinden çıkma betonarme alçıdan yüzler, abartılı makyajlar ve kötü oyunculuklar ile yapılan işlerin çoğu ehemmiyet verilmeden yapılmış gibi gözükür ki çoğu büyük ihtimalle öyledir. Fakat Rutkay Aziz gerçekten çok güzel bir iş çıkarmış.
Ayrıca Atatürk’ün birçok cephede yanında bulunmuş Mehmet Nazım Bey’in Kütahya-Eskişehir’deki vefatı, Gazi Paşa’nın bu duruma verdiği tepki ile maalesef kaderi Mehmet Nazım Bey’den farklı olmayan, Büyük Taarruz sırasında Çiğiltepe’yi zamanında ele geçiremediği için kendi yaşamına orada son veren Reşat Çiğiltepe gibi önemli figürlerin gösterilmiş olması da önem arz ediyor diye düşünüyorum.
Dizide yer verilmesinden en çok hoşlandığım şeylerden bir başkası da Yakup Kadri ve Halide Edip’in de dizide bulunması. Topyekûn gerçekleştirilen bu savaşta sadece silahların değil; kalemlerin, fikirlerin de çarpıştığını unutmamak gerekiyor.
Dizide düşman kuvvetlerinin içinde bulunduğu durumu, sonu kötü biten rahatlıklarını ve müthiş kibirlerini de görmekteyiz. İşgal dönemi İstanbul ve İzmir’in içler acısı durumu da dizide yer alıyor. Platolarda kurulan mekânlar gayet gerçekçi. Hiç değilse bile en azından Büyük Taarruz sahnelerini her Türk gencinin izlemesi gerektiğini düşünüyorum.
